Üç Adet Önünde Hilye-i Şerif Arkası Mührü Süleyman Akik Taşlı Kolye

Üç Adet Önünde Hilye-i Şerif Arkası Mührü Süleyman Akik Taşlı Kolye

TAMAMI EL YAZMASI Gümüş Kolyeleri İSTER Kapıda ÖDEME isterseniz Kredi Kartı İle SATIN Alabilirsiniz Ürünlerimiz Faturalı ve SERTİFİKASI ile Size Gönderilir.

Bu ürün 07/12/2021 tarihine kadar kargoya verilecektir.
Ürün Özellikleri  
Ürün Adı Üç Adet Önünde Hilye-i Şerif Arkası Mührü Süleyman Akik Taşlı Kolye
Ürün Stok Kodu DUA257
Üretim Tipi
TAMAMI EL YAZMASI USTA İŞİ .
Ağırlık gr
Hazırlanma Süresi

Var olan bir ürün gönderilmez. Ürünlerimiz Sipariş üzerine hazırlanır. Hazırlanma süresi 4-5 iş günü arasında tamamen işinin ustası  ustalar tarafından hazırlanır.

Not: Yazım yapan ustamızın ana dili ARAPÇA' dır. Hatasız ve eksiksiz yazım işlemi yapmaktadır. Ürünleriniz Süleyman Mührü Güvencesi altında MNG KARGO ile faturalı ve sertifikası ile gönderilir.

Önemli NOT:

Hilye-i Şerif Duası


Mühr-ü Süleyman Nedir ? Süleyman (A.S) 'ın Yüzüğünün Hikayesi 

           Kelime manasıyla Süleyman’ın mührü anlamına gelen mührün şekli aslında kesin değildir. Belli bir tarihten sonra kabul edilmiş olan ve şimdi İsrail bayrağında yer alan sembol İslam dünyasında da yüzlerce yıl kutsal olarak kabul edilmiş cami medrese ve geçitlerde mezarlıklarda yüzüklerde padişahların gömleklerinde tılsım olarak yerini almıştır. Daha sonraları ise farklılık yaratmak için sembol bazen doksan derece çevrilerek kullanılmıştır.

    Batı dünyası bazen büyü kitaplarında bazen noterlik işareti olarak, basımevi markası sonraları bir çok akımın sembolü olmuştur.

          Hz.Süleyman Peygamber’in yüzükle olan ilgisi onun bir imtihandan geçişi şeklinde ele alınır. Yokluğunda bir cariyesine emanet ettiği yüzük mührü bir cin onun görünümünü alarak ele geçirir. Yokluğunda pek çok fitne fesat hazırlar, örneğin tahtına büyü kitapları koyar ve iftira atar. Oysa Hz. Süleyman yüzüğün yokluğunda kendine dönecek ve gücünün kaynağı olan asıl çekirdeğini özünü bulacaktır. Yüce Kitabımız Kuran-Kerim bu konuya atfen şöyle der.

NEML-15, NEML Suresi 15. Ayeti

        NEML-15 için 40 meâl bulundu. Elmalılı (sadeleştirilmiş) (27/NEML-15: Andolsun ki, Davut'a ve Süleyman'a bir ilim verdik. İkisi de: «Bizi mü'min kullarının bir çoğundan üstün kılan Allah'a hamdolsun.» dediler.) / Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) (27/NEML-15: Andolsun ki biz, Davud'a ve Süleyman'a bir ilim verdik. Onlar: «Bizi mümin kullarının birçoğundan üstün kılan Allah'a hamd olsun» dediler.)

        Ve lekad âteynâ dâvûde ve suleymâne ilmâ(ilmen), ve kâlâl hamdu lillâhillezî faddalenâ alâ kesîrin min ibâdihil mu’minîn(mu’minîne).

     وَلَقَدْ آتَيْنَا دَاوُودَ وَسُلَيْمَانَ عِلْمًا وَقَالَا الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي فَضَّلَنَا عَلَى كَثِيرٍ مِّنْ عِبَادِهِ الْمُؤْمِنِينَ

       "Süleyman’ın mülk ve saltanatı konusunda onlar, şeytanların okuyup durduklarına uydular. Halbuki Süleyman küfre sapmamıştı. Ancak şeytanlar küfre sapmıştı; insanlara büyüyü öğretiyorlardı.” Bakara Suresi / 102

        Ayrıca Neml suresi’nde Hz.Süleyman Peygamberin(a.s) gelişini duyan karınca beyinin kendi halkına seslenişi efsanevi Seba Melikesi’nin tahtının göz açıp kapayana dek ışınlanışı ve olağanüstü pek çok şey anlatılır.

Karınca vadisine geldiklerinde bir karınca şöyle seslendi: "Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin ki, Süleyman ve orduları farkında olmayarak sizi ezmesinler.” Neml / 18

      "Kendinde Kitap’tan bir ilim olan kişi de şöyle dedi: "Ben onu sana, gözünü açıp yumuncaya kadar getiririm.” Derken Süleyman, tahtı, yanında kurulmuş görünce şöyle konuştu: "Rabbimin lütfundandır bu. Şükür mü edeceğim, nankörlük mü diye beni denemek istiyor. Esasında, şükreden, kendisi lehine şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse bilsin ki, Rabbim Ganî’dir, cömerttir.” Neml / 40

      "Onlar Süleyman için, mihraplardan/kalelerden, heykellerden, havuzlar gibi çanaklardan, yerinden kaldırılamaz kazanlardan ne dilerse yaparlardı. Ey Davûd ailesi, şükür olarak iş yapın! Kullarım içinden şükredenler o kadar az ki! ” Sebe / 13

     "Sonunda, Süleyman için ölüm hükmünü verdiğimizde, onun ölümünü, değneğini yiyen dâbbetül arzdan/ağaç kurtçuğundan başkası onlara göstermedi. Süleyman yere yığılınca, açıkça anlaşıldı ki, eğer cinler gaybı bilmiş olsalardı, o alçaltıcı azap içinde bekleyip durmazlardı.” Sebe / 14

      ” Yüzük kimdeyse Süleyman Odur "

Yahudi inanışlarına göre Hz.Süleyman’ın emanetlerinin bulunduğu yerin daha sonra Haçlı Seferleri sırasında Kudüs’te arandığı, Tapınak Şövalyelerinin yerini bulduğu ve kutsal bazı emanetlerle Avrupa’ya döndükleri iddia edilmiştir. Kimileri kutsal kadeh Graal’ı, kimileri Felsefe Taşı’nı, kimileri ise Mühr-ü Süleyman’ı bulduklarını düşünmüşlerdir. Tapınak Kral Süleyman’dan sonra yağmalanacaktır ancak o zamana kadar Hz.Musa (a.s) dan  beri nesilden nesile saklanan Hz. Musa’nın emaneti olan Ahid Sandığı’nı (orijinal Tevratın levhalar halinde içinde bulunduğu Tabut-i Sekine) muhafaza edecektir.

      Günümüzde kabul gören sembol göğün ve yerin birleşimini gösterir. İki üçgenin biri göğe biri yere dönüktür. Sembol bir yönüyle insan varlığının maddi bedenini ve ruhunu, bundan oluşan bütünü, bir yandansa dişil ve eril prensipleri, maddi ve manevi değerlerin bütünlüğünü gösterir. Doğunun Yin ve Yang’ına benzer bir semboldür. Dünyaya giriş ve çıkış noktalarını temsil eder. Kimi farklı bakışlar ise şekilde iki piramit görür.

      Özellikle Selçuklu dönemi paralarında ve eserlerinde sıkça kullanılan sembol artık günümüzün gerilimli zaman ve dünyasında İslam ve Hıristiyan toplumlarınca terkedilmiş hatta anlamı bilinmediğinden bir çok tarihi eserde de tahrip edilmiştir.

      Süleyman (a.s.) peygamberlerin en zenginlerinden ve kendisine krallık verilen bütün cinleri,perileri,hayvanları,rüzgarları ve tüm doğa olaylarını da bu vasıta ile  yönetip hayvanlarla konuşabilen bir peygamberdi. Süleyman (a.s.)’ın parmağındaki yüzük bütün cinleri toplayabilme ve egemenliği altına alabilme özelliğine sahipti. Fakat Süleyman (a.s.) vefat ettikten sonra yüzüğü kayboldu. Çünkü bu yüzüğe kim sahipse bütün cinn ve hayvanları yönetebilecekti. 


AKİK

3 ila 4. Yüzyıllarda Sicilya’da bulunan Achates nehrinin kıyılarında dolaşırken bu taşı keşfeden Yunanlı bir filozof olan Theophrastus ona nehrin ismini vermiştir. Akik taşı,tüm medeneniyetlerde ilgi görmekle birlikte öne çıkan Bizans döneminde yemek takımları ve Osmanlı’da da tılsımlarda dahil olmak üzere çeşitli şekillerde kullanımı göze çarpmaktadır.. Kutsal kitapta adı geçen taşlardan biridir. Aynı zaman da Hatem-ül Enbiya Muhammed Resulullah (s.a.a)’ın kullandığı taşlardan biridir daha önce yayınlanan kitabımdan ayrıntılarına ulaşılabilir. İslam alemi için özel bir yer edinmesinin yegane sebebi bu olmakla beraber Resulullah (s.a.a) akik taşı kullanması Kur’an-ı Kerim’de adı geçmeyen diğer taşların kullanımınada bir nevi cevaz vermiştir. İmam Caferi Sadık (a.s) rivayet edilir ki; " Zalim bir hakim karşısına suç işlediği gerekçesi ile tutuklanan bir kişi çıkarılmıştır. İmam Caferi Sadık (a.s) O şahsa " akik yüzük yetiştirin” diye emir buyurur. O şahsa akik yüzük ulaştırıldı ve parmağına takıldı. O kişi tutuklanmaktan kurtuldu. 66 Hilyet-ül Muttagin sayfa; 16


·Taşıyan kişiyi tehlikelerden korur.

Uykusuzluk, karabasan, korkaklık ve nazara kaşı etkilidir.

Gerçekleri fark etmeyi sağlar.

Stres ve gerginliği ortadan kaldırır.

Cesaretin artmasını sağlar.

Kişinin sosyalleşmesini ve uyum sağlamasına yardımcı olur.

Vücuttaki fazla ve negatif enerjiyi boşaltmayı sağlar.

Bedeni güçlendirerek, lenflerin sirkülasyonunu sağlar.

Kendisini taşıyan kişiye güç, keyif ve iyimserlik hissi verir.

Bu taşı taşıyan çocukları olumsuz düşünceden, duygulardan ve münakaşalardan uzak tutar.

·Dünyevi başarıyı simgeler. Negatif enerjiyi ortadan kaldırarak, tükenmiş olan cesareti artırır. İş adamları bu taşdan faydalanabilir.

Ürün Kutusu Özel Hediye Kutusu İle Gönderilir.
AKBANK
Taksit Tutarı Toplam Tutar
1 1.213,80 ₺ 1.213,80 ₺
1 1.225,70 ₺ 1.225,70 ₺
2 618,80 ₺ 1.237,60 ₺
ALBARAKA TURK
Taksit Tutarı Toplam Tutar
1 1.190,00 ₺ 1.190,00 ₺
2 606,90 ₺ 1.213,80 ₺
3 408,57 ₺ 1.225,70 ₺
4 309,40 ₺ 1.237,60 ₺
5 249,90 ₺ 1.249,50 ₺
6 210,23 ₺ 1.261,40 ₺
7 181,90 ₺ 1.273,30 ₺
ANADOLU BANK
Taksit Tutarı Toplam Tutar
1 1.190,00 ₺ 1.190,00 ₺
2 618,80 ₺ 1.237,60 ₺
3 404,60 ₺ 1.213,80 ₺
4 306,43 ₺ 1.225,70 ₺
5 247,52 ₺ 1.237,60 ₺
6 208,25 ₺ 1.249,50 ₺
11 120,08 ₺ 1.320,90 ₺
DENİZ BANK
Taksit Tutarı Toplam Tutar
1 1.190,00 ₺ 1.190,00 ₺
2 618,80 ₺ 1.237,60 ₺
3 404,60 ₺ 1.213,80 ₺
4 306,43 ₺ 1.225,70 ₺
5 247,52 ₺ 1.237,60 ₺
FIBABANKA
Taksit Tutarı Toplam Tutar
1 1.190,00 ₺ 1.190,00 ₺
Ürün Özellikleri  
Ürün Adı Üç Adet Önünde Hilye-i Şerif Arkası Mührü Süleyman Akik Taşlı Kolye
Ürün Stok Kodu DUA257
Üretim Tipi
TAMAMI EL YAZMASI USTA İŞİ .
Ağırlık gr
Hazırlanma Süresi

Var olan bir ürün gönderilmez. Ürünlerimiz Sipariş üzerine hazırlanır. Hazırlanma süresi 4-5 iş günü arasında tamamen işinin ustası  ustalar tarafından hazırlanır.

Not: Yazım yapan ustamızın ana dili ARAPÇA' dır. Hatasız ve eksiksiz yazım işlemi yapmaktadır. Ürünleriniz Süleyman Mührü Güvencesi altında MNG KARGO ile faturalı ve sertifikası ile gönderilir.

Önemli NOT:

Hilye-i Şerif Duası


Mühr-ü Süleyman Nedir ? Süleyman (A.S) 'ın Yüzüğünün Hikayesi 

           Kelime manasıyla Süleyman’ın mührü anlamına gelen mührün şekli aslında kesin değildir. Belli bir tarihten sonra kabul edilmiş olan ve şimdi İsrail bayrağında yer alan sembol İslam dünyasında da yüzlerce yıl kutsal olarak kabul edilmiş cami medrese ve geçitlerde mezarlıklarda yüzüklerde padişahların gömleklerinde tılsım olarak yerini almıştır. Daha sonraları ise farklılık yaratmak için sembol bazen doksan derece çevrilerek kullanılmıştır.

    Batı dünyası bazen büyü kitaplarında bazen noterlik işareti olarak, basımevi markası sonraları bir çok akımın sembolü olmuştur.

          Hz.Süleyman Peygamber’in yüzükle olan ilgisi onun bir imtihandan geçişi şeklinde ele alınır. Yokluğunda bir cariyesine emanet ettiği yüzük mührü bir cin onun görünümünü alarak ele geçirir. Yokluğunda pek çok fitne fesat hazırlar, örneğin tahtına büyü kitapları koyar ve iftira atar. Oysa Hz. Süleyman yüzüğün yokluğunda kendine dönecek ve gücünün kaynağı olan asıl çekirdeğini özünü bulacaktır. Yüce Kitabımız Kuran-Kerim bu konuya atfen şöyle der.

NEML-15, NEML Suresi 15. Ayeti

        NEML-15 için 40 meâl bulundu. Elmalılı (sadeleştirilmiş) (27/NEML-15: Andolsun ki, Davut'a ve Süleyman'a bir ilim verdik. İkisi de: «Bizi mü'min kullarının bir çoğundan üstün kılan Allah'a hamdolsun.» dediler.) / Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) (27/NEML-15: Andolsun ki biz, Davud'a ve Süleyman'a bir ilim verdik. Onlar: «Bizi mümin kullarının birçoğundan üstün kılan Allah'a hamd olsun» dediler.)

        Ve lekad âteynâ dâvûde ve suleymâne ilmâ(ilmen), ve kâlâl hamdu lillâhillezî faddalenâ alâ kesîrin min ibâdihil mu’minîn(mu’minîne).

     وَلَقَدْ آتَيْنَا دَاوُودَ وَسُلَيْمَانَ عِلْمًا وَقَالَا الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي فَضَّلَنَا عَلَى كَثِيرٍ مِّنْ عِبَادِهِ الْمُؤْمِنِينَ

       "Süleyman’ın mülk ve saltanatı konusunda onlar, şeytanların okuyup durduklarına uydular. Halbuki Süleyman küfre sapmamıştı. Ancak şeytanlar küfre sapmıştı; insanlara büyüyü öğretiyorlardı.” Bakara Suresi / 102

        Ayrıca Neml suresi’nde Hz.Süleyman Peygamberin(a.s) gelişini duyan karınca beyinin kendi halkına seslenişi efsanevi Seba Melikesi’nin tahtının göz açıp kapayana dek ışınlanışı ve olağanüstü pek çok şey anlatılır.

Karınca vadisine geldiklerinde bir karınca şöyle seslendi: "Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin ki, Süleyman ve orduları farkında olmayarak sizi ezmesinler.” Neml / 18

      "Kendinde Kitap’tan bir ilim olan kişi de şöyle dedi: "Ben onu sana, gözünü açıp yumuncaya kadar getiririm.” Derken Süleyman, tahtı, yanında kurulmuş görünce şöyle konuştu: "Rabbimin lütfundandır bu. Şükür mü edeceğim, nankörlük mü diye beni denemek istiyor. Esasında, şükreden, kendisi lehine şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse bilsin ki, Rabbim Ganî’dir, cömerttir.” Neml / 40

      "Onlar Süleyman için, mihraplardan/kalelerden, heykellerden, havuzlar gibi çanaklardan, yerinden kaldırılamaz kazanlardan ne dilerse yaparlardı. Ey Davûd ailesi, şükür olarak iş yapın! Kullarım içinden şükredenler o kadar az ki! ” Sebe / 13

     "Sonunda, Süleyman için ölüm hükmünü verdiğimizde, onun ölümünü, değneğini yiyen dâbbetül arzdan/ağaç kurtçuğundan başkası onlara göstermedi. Süleyman yere yığılınca, açıkça anlaşıldı ki, eğer cinler gaybı bilmiş olsalardı, o alçaltıcı azap içinde bekleyip durmazlardı.” Sebe / 14

      ” Yüzük kimdeyse Süleyman Odur "

Yahudi inanışlarına göre Hz.Süleyman’ın emanetlerinin bulunduğu yerin daha sonra Haçlı Seferleri sırasında Kudüs’te arandığı, Tapınak Şövalyelerinin yerini bulduğu ve kutsal bazı emanetlerle Avrupa’ya döndükleri iddia edilmiştir. Kimileri kutsal kadeh Graal’ı, kimileri Felsefe Taşı’nı, kimileri ise Mühr-ü Süleyman’ı bulduklarını düşünmüşlerdir. Tapınak Kral Süleyman’dan sonra yağmalanacaktır ancak o zamana kadar Hz.Musa (a.s) dan  beri nesilden nesile saklanan Hz. Musa’nın emaneti olan Ahid Sandığı’nı (orijinal Tevratın levhalar halinde içinde bulunduğu Tabut-i Sekine) muhafaza edecektir.

      Günümüzde kabul gören sembol göğün ve yerin birleşimini gösterir. İki üçgenin biri göğe biri yere dönüktür. Sembol bir yönüyle insan varlığının maddi bedenini ve ruhunu, bundan oluşan bütünü, bir yandansa dişil ve eril prensipleri, maddi ve manevi değerlerin bütünlüğünü gösterir. Doğunun Yin ve Yang’ına benzer bir semboldür. Dünyaya giriş ve çıkış noktalarını temsil eder. Kimi farklı bakışlar ise şekilde iki piramit görür.

      Özellikle Selçuklu dönemi paralarında ve eserlerinde sıkça kullanılan sembol artık günümüzün gerilimli zaman ve dünyasında İslam ve Hıristiyan toplumlarınca terkedilmiş hatta anlamı bilinmediğinden bir çok tarihi eserde de tahrip edilmiştir.

      Süleyman (a.s.) peygamberlerin en zenginlerinden ve kendisine krallık verilen bütün cinleri,perileri,hayvanları,rüzgarları ve tüm doğa olaylarını da bu vasıta ile  yönetip hayvanlarla konuşabilen bir peygamberdi. Süleyman (a.s.)’ın parmağındaki yüzük bütün cinleri toplayabilme ve egemenliği altına alabilme özelliğine sahipti. Fakat Süleyman (a.s.) vefat ettikten sonra yüzüğü kayboldu. Çünkü bu yüzüğe kim sahipse bütün cinn ve hayvanları yönetebilecekti. 


AKİK

3 ila 4. Yüzyıllarda Sicilya’da bulunan Achates nehrinin kıyılarında dolaşırken bu taşı keşfeden Yunanlı bir filozof olan Theophrastus ona nehrin ismini vermiştir. Akik taşı,tüm medeneniyetlerde ilgi görmekle birlikte öne çıkan Bizans döneminde yemek takımları ve Osmanlı’da da tılsımlarda dahil olmak üzere çeşitli şekillerde kullanımı göze çarpmaktadır.. Kutsal kitapta adı geçen taşlardan biridir. Aynı zaman da Hatem-ül Enbiya Muhammed Resulullah (s.a.a)’ın kullandığı taşlardan biridir daha önce yayınlanan kitabımdan ayrıntılarına ulaşılabilir. İslam alemi için özel bir yer edinmesinin yegane sebebi bu olmakla beraber Resulullah (s.a.a) akik taşı kullanması Kur’an-ı Kerim’de adı geçmeyen diğer taşların kullanımınada bir nevi cevaz vermiştir. İmam Caferi Sadık (a.s) rivayet edilir ki; " Zalim bir hakim karşısına suç işlediği gerekçesi ile tutuklanan bir kişi çıkarılmıştır. İmam Caferi Sadık (a.s) O şahsa " akik yüzük yetiştirin” diye emir buyurur. O şahsa akik yüzük ulaştırıldı ve parmağına takıldı. O kişi tutuklanmaktan kurtuldu. 66 Hilyet-ül Muttagin sayfa; 16


·Taşıyan kişiyi tehlikelerden korur.

Uykusuzluk, karabasan, korkaklık ve nazara kaşı etkilidir.

Gerçekleri fark etmeyi sağlar.

Stres ve gerginliği ortadan kaldırır.

Cesaretin artmasını sağlar.

Kişinin sosyalleşmesini ve uyum sağlamasına yardımcı olur.

Vücuttaki fazla ve negatif enerjiyi boşaltmayı sağlar.

Bedeni güçlendirerek, lenflerin sirkülasyonunu sağlar.

Kendisini taşıyan kişiye güç, keyif ve iyimserlik hissi verir.

Bu taşı taşıyan çocukları olumsuz düşünceden, duygulardan ve münakaşalardan uzak tutar.

·Dünyevi başarıyı simgeler. Negatif enerjiyi ortadan kaldırarak, tükenmiş olan cesareti artırır. İş adamları bu taşdan faydalanabilir.

Ürün Kutusu Özel Hediye Kutusu İle Gönderilir.
Taksit Tutarı

Benzer Ürünler

Tamamlayıcı Ürünler